Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      88,26
      % -0,9
      BIST
    • DOLAR
      3,61
      % 1,010
      Dolar
    • EURO
      3,81
      % 0,770
      Euro
    • ALTIN
      145,77
      % 0,646
      Altın


İsa ALTUN Narkotik Uzmanı


Facebookta Paylaş









BAĞIMLIYA ŞİDDET UYGULAMAYIN
Tarih: 04-09-2016 20:47:00 Güncelleme: 04-09-2016 20:47:00


Bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor. Madde bağımlısı insanlar oldukça duygusal ve ince ruhlu insanlardır. Şiddet asla kabul edilemez. Hafta içinde çocukları evli ve madde bağımlısı bir aileye konuk oldum.' Bağımlılık ve aile' konusunda fikir alışverişi gerçekleştirdik. Ailenin bazı yanlış tutumlarına şahit oldum.  Bir kere aileler bağımlı çocuklarına ' suçlu ve kötü çocuk muamelesi yapmadan sevgiyle ve şefkatle yaklaşmaları gerekiyor. Bağımlıya yönelik, duygusal ya da fiziksel şiddetten kaçınmaları en doğru hareket.

 

  Madde Bağımlısı Yakınları, 'Aile ve Bağımlılık' konusunda bundan bir süre önce bir basın duyurusu yayınlamışlardı. Bu duyurudan belli ki o aile habersizdi. Birçok aileye yol gösterecek olan bu bildiriyi köşemde yayınlamak ihtiyacı hissediyorum.

Madde bağımlılığı toplumsal sorun

 'Madde bağımlılığı hem bireyi hem de toplumun her kesimini etkileyen çağımızın en ciddi ve kapsamlı toplumsal sorunlarından biridir. Çünkü sorun yalnızca madde kullanan bireyi değil; o bireyin ailesini, toplumu ve giderek o toplumdaki kültürel yapıdan tutun da ekonomik işleyişe dek tüm toplumsal düzeni etkilemektedir. Şu an ülkemizde hem kamuda hem de özel kurumlarda yürütülen madde bağımlılığı tedavi süreçlerinde aile maalesef tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine dahil edilmemektedir.

 İşbirliği mutlaka şart

 Oysaki bağımlılık tedavisinde hasta ve ailenin tedavi ekibiyle işbirliği içinde olması ve tedavi sürecine ailenin aktif olarak katılması tedavinin etkinliğini arttıracak olan en önemli husustur. 
Bir aile bireyinin madde bağımlısı olduğunun öğrenilmesiyle beraber, bütün ailede duygusal çöküşler, gündelik yaşamda kesintiler, maddi yük ve ilişkilerin gerginleşmesi, inkâr, yas, üzüntü, suçluluk, damgalanma korkusu, şaşkınlık, başarısızlık, utanç, rezil olma düşüncesi ve öfke patlamaları hakim olmaktadır. Ya bağımlıya çok fazla karışmak, toleranssız olmak, sıcak, anlayışlı bir tutumdan uzaklaşmak, kimi kez düşmanca bir tutum, aşırı eleştirel olmak ya da aşırı ilgi gösterip çok fazla koruyucu, kollayıcı olmak gibi her ailede farklı davranışlar gözlenmektedir.

  Aileler profesyonel destek almalı

  Aile üyeleri genellikle böyle durumlarda sorunun doğası gereği, karar verme, bir eylem planı yapma gibi konularda zorlanmakta, bir fikir birliği içinde olamamakta ve genellikle bir uzmanın yardımına gereksinim duymaktadırlar.
  Aileler yeterli donanıma sahip değiller

Özellikle bağımlının, tedavi sonrasında yeniden şekillendirilmesi gereken yaşamına uyum sağlamasındaki süreçte aile, en önemli unsurdur. Buna karşın hem hastaların, hem de ailelerin yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadıkları ve hastalıkla baş etmede birçok sıkıntı ve güçlük yaşadıkları bilindiği halde tedavi süreçlerinde bu göz ardı edilmektedir.

  Eğitim ve tedavi şart

 Birçok istismar kapılarının aralanmasına sebep olan bilgisizliğin, en önemli sorunumuz olduğunu düşünmekteyiz. Dolayısıyla madde bağımlılığı tedavisinde, ailenin nasıl bir sorunla karşı karşıya olduğu ve bağımlı olan bireyle birlikte iyileşme sürecinde birbirlerine nasıl destek olmaları gerektiğine yardımcı olacak, ruhsal ve toplumsal zorluklarla nasıl baş edecekleri gibi birçok alanı kapsayan ciddi bir tedavi, terapi, rehabilitasyon ve eğitim sürecine dahil edilmeleri olmazsa olmaz bir zorunluluktur.

  Aileler de tedaviye dahil olmalıdır

Gerek denetimli serbestlik uygulamalarına, gerekse de bağımlının kendi isteğiyle başladığı tedavi süreçlerine ailelerin dahil edilmesi, gerekli mevzuat düzenlemeleriyle zorunlu hale getirilmelidir. Aile Hekimlerinin bu tedavi süreçlerine dahil edilmeleri mutlaka değerlendirilmelidir.

  Çare arayışı en yakın olanaklardan başlıyor.

 Toplum, Aile Hekimlerinin böyle bir bilgiye sahip olmadığını düşündüğü için ilk adım olabilecek bu kurumlardan yardım istemiyor. Aile Hekimlerinin en basitinden, madde kullanımı sorunu ile karşılaşan aileleri NA (Adsız Narkotikler), AA (Adsız Alkolikler), NAR-ANON ve AL-ANON (Bağımlı Yakınları Aile Gruplarına) yönlendirmeleri bile bağımlı yakınlarının, Aile Hekimliği Kurumundan faydalanır duruma gelmesini sağlamış olur. Bağımlılık sorununa bakışımızı ve toplumsal politikalarımızı sorunun önemine ve gerçekliğine uygun hale getirebilmek için görmezden gelmek yerine tartışmak, öğrenmek ve el birliğiyle çözüm yolları üretmek için çaba sarf etmeliyiz. Bilgiye, tedaviye, rehabilitasyona ulaşmanın ve bu sorunu bir toplumsal kazanıma dönüştürmenin yollarını kolaylaştıracak bütünü kapsayan hukuksal mevzuatları acilen düzenlemek üzere TBMM de Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu kurulmalıdır.

  Topyekün seferberlik gerekli

 Bir toplumun geleceğinin inşa edildiği en önemli nokta, gençlik için alınan kararlar ve düzenlemelerdir. Bütün gençlerimizi ve geleceğimizi tehdit eden bu kimyasal terör karşısında toplumsal seferberlik halinde önleyici eğitim ve bütünlüklü tedavi, rehabilitasyon ve sosyal adaptasyon çözümleri üretemediğimiz, gerekli hukuksal düzenlemeleri yapmadığımız sürece çok geç kalmış olacağız. Bütün siyaset kurumunu, kamu yönetimini ve toplumu göreve davet ediyoruz. 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı aileleri de içine alan bir çalışma ve proje odaklı düzenleme yapmalıdır.

Aileleri kapsamayan birey odaklı tedavi süreci, eksik ve yanlış bir tedavidir. 
-Madde Bağımlılığı Formasyon Eğitiminin merkezine (Narcotics Anonymous http://na-turkiye.org/) Adsız Narkotiklerin 12 basamak eğitimleri alınmalıdır.
-Madde Bağımlılığıyla Mücadele Derneklerinin, sağlık birimi ünitesi standardına uygun kurumlara ya da Yarı Yol Evi tanımlamasına uygun kurumlara dönüştürülmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
-Madde Bağımlılığıyla Mücadele Dernekleri, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki uzman ekiplerce denetlenmelidir.
-Kamu ve sivil organizasyonların destekleriyle mevcut Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezlerinin uluslararası standartlara kavuşturulması sağlanmalıdır. 
-Bağımlılık tedavisi Sosyal Fonlardan karşılanmalı ya da SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ve GSS (Genel Sağlık Sigortası) kapsamına alınmalıdır.
-Her ilde mevcut Devlet ve Üniversite Hastaneleri bünyesinde ya da denetiminde Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri ve Sosyal Entegrasyon Üniteleri açılmalıdır.
-Bu merkezlerde görevlendirilecek personelin mutlaka Bağımlılık Tedavisi Formasyon Eğitimine tabi tutulması gereklidir.
-Sahada faaliyet yürüten STK lar, İyileşmekte Olan Eski Bağımlı Danışmanlar (Ex-user) ve Bağımlı Aileleri mutlak surette tedavi sürecine dahil edilmelidir. , 
-Kalkınma Ajansları üzerinden dağıtılan kaynaklar denetlenmeli ve sorunun gerçekliğine uygun projelere kullandırılmalıdır.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Vurdumduymaz Milletiz :)
    Vurdumduymaz Milletiz :)
  • İnternet Öncesi Bilgisayar Kullanmış İnsanların Çok İyi Bildiği 15 Durum
    İnternet Öncesi Bilgisayar Kullanmış İnsanların Çok İyi Bildiği 15 Durum
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Bucakşeyhler Yangın
    Bucakşeyhler Yangın
  • Manavgat'ta Silahlı Saldırı
    Manavgat'ta Silahlı Saldırı
VİDEO GALERİ
YUKARI